H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z



Google


« Önceki |

6/7/2007

Genç Parti, 1 YTL'den mazot dağıttı

.Genç Parti seçim kampanyasında ilk sırada yer verdiği, "Mazot 1 YTL olacak" vaadini İzmir’de gerçekleştirdi. Çiftçi, taksici ve kamyoncuların katıldığı törende 1 YTL’den mazot dağıtıldı.
      GP’nin seçim kampanyasında en fazla dikkat çeken sloganını hayata geçirdi. İzmir‘in Işıkkent Semti’nde törenle 1 YTL’lik mazot pompalarını çalıştıran GP Genel Başkan Vekili ve İzmir milletvekili adayı Muştak Ayvaz, halka 1 YTL’lik mazot dağıttı. Ayvaz, "İktidara geldiğimizde mazotu 1 YTL yapacağımıza dair sözümüzü bugünden itibaren yerine getiriyoruz. Bugün sembolik olarak burada çiftçimizin traktörüne, taksicimizin taksisine, kamyoncumuzun kamyonuna 1 YTL’den mazot vermeye başladık. Hayırlı olsun" dedi.
      Tören alanında toplanan çiftçiler, taksiciler ve kamyoncular, mazotu 1 YTL’den almak için sıraya girdi. Işıkkent‘teki "1 YTL’den Mazot Verme Töreniönde üzerinde "MAZOT 1 YTL" yazılı tanker de hazır bulundu.(ANKA)

4/7/2007

Barış’a umut sözcükleri

.Prof. Dr. İdrisoğlu, Barış’ın genç olmasının yaşaması için avantaj olduğunu söyledi

Komadaki Barış Akarsu’nun sağlık durumunda dün de bir değişiklik olmadı. Ancak Akarsu’nun ailesinin isteği üzerine İstanbul’dan gelen İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla İdrisoğlu yaşama umudu için küçücük de olsa bir mum ışığı yaktı. Prof. Dr. İdrisoğlu, Bodrum’da geçirdiği trafik kazasında yaralanan sanatçı Barış Akarsu’nun sağlık durumuyla ilgili, “Hastanın genç olması her şeyi değiştirebilir” dedi.

Akarsu’nun yoğun bakımda tedavi gördüğü Özel Bodrum Hastanesi’ne gelen Prof. Dr. İdrisoğlu, sanatçının sağlık durumuyla ilgili doktorlarından bilgi aldı. Prof. Dr. İdrisoğlu, hastaneden ayrılırken yaptığı açıklamada, Akarsu’nun sağlık durumunda bir değişiklik göremediğini kaydetti.

Genç olmanın avantajı var ama...

Akarsu ailesinin talebi üzerinde Bodrum’a gelen Prof. Dr. İdrisoğlu, şöyle konuştu:

“Hasta, ventilatöre bağlı olarak uyutuluyor. Uyuyan bir insandaki genel tablo. Ama ciddi bir travma geçirmiş. Bu durumun çok benzer örnekleri var, ama beklemek dışında başka bir şey söyleyemeyeceğim. Hastanın genç olması her şeyi değiştirebilir ya da...

Burada sadece beyni düşünmemek lazım, tüm vücudu düşünmek lazım. Beyin iyiye gidebilir, ama başka bir organ bize problem çıkarabilir. Onun için bütün vücudu kontrol altına almak önemli. Yoğun bakım ünitesindeki doktor arkadaşlar bu konuyla ilgileniyorlar.” Bir gazetecinin hastaneye gelmesini kimin istediği sorusuna Prof. Dr. İdrisoğlu, “Ailenin isteği üzerine geldim” yanıtını verdi.

Nakletmeye gerek yok

Özel Bodrum Hastanesi yetkilisi Opr. Dr. Abdullah Servet de (yanda beyaz önlüklü) Barış’ın başka bir hastaneye sevk edilmesine gerek olmadığını, gerekli tedaviyi yaptıklarını anlattı. Servet, “Destek tedavisine devam ediyoruz. Buna rağmen organlarda belirli aksaklıklar var. Onun için iyileşme yok. Bu, daha da kötüleşme biçimine dönüşebilir” dedi. Barış Akarsu’nun annesi Hatice Akarsu’nun sağlık durumuyla ilgili bir soruya ise Dr. Servet, “Kontrolümüz altında. Korkulacak bir şey yok” yanıtını verdi.

Dizi bitecek

Bodrum’da geçirdiği trafik kazası nedeniyle komaya giren Barış Akarsu için umutlar tükendi. Kazadan sonra günlerce hastane kapısında bekleyen rol arkadaşı Merve Sevi, Yalancı Yarim adlı dizinin yeni sezonda devam etmeyeceğini açıkladı. Merve Sevi Vatan’a yaptığı açıklamada “Barış’ın iyileşeceğine çok inanıyordum, çok umutluydum ama doktorların söyledikleriyle bütün umudumuzu yitirdik. Onsuz diziye devam edemeyiz. Bu olaydan önce yapımcımız diziye devam etme kararı almıştı ama, artık herşey değişti. Olanlara hâlâ inanamıyorum” dedi.





Barış'a Destek Çığ Gibi

Barış'ın doktorundan kahreden açıklama

4/7/2007

Teröriste terörist demek yetmez

.Başbakan Erdoğan, Dünya Odalar Kongresi'nde yaptığı konuşmada, terörle uluslarararası mücadele çağrısında bulundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Odalar Kongresi'nde uluslararası işadamlarına seslenerek, ”Özellikle ‘senin teröristin kötü, benim teröristim iyi’ mantığının ortadan kalkmasının gereğine inanıyoruz. Türkiye’nin uzun yıllardır terörle mücadele noktasında diğer ulusların bu noktada ‘Biz sizdeki terör örgütünü bir terörist örgüt olarak görüyoruz’ lafını artık yeterli görmüyoruz. Bu konuda gerekli uygulamayı bekliyoruz” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Odalar Kongresi'nde yaptığı konuşmada, terörle uluslarararası mücadele çağrısında bulundu ve ”Özellikle ‘senin teröristin kötü, benim teröristim iyi’ mantığının ortadan kalkmasının gereğine inanıyoruz. Türkiye’nin uzun yıllardır terörle mücadele noktasında diğer ulusların bu noktada ‘Biz sizdeki terör örgütünü bir terörist örgüt olarak görüyoruz’ lafını artık yeterli görmüyoruz. Bu konuda gerekli uygulamayı bekliyoruz” dedi.

Başbakan Erdoğan, dünyanın dört bir yanından gelen 1600’e yakın işadamının katıldığı 5. Dünya Odalar Kongresi’nin açılışında yaptığı konuşmada, terörle mücadelede uluslararası işbirliği çağrısında bulundu.

“TERÖRE KARŞI ORTAK İRADE VE TUTUM OLMALI”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokrasi, barış ve evrensel hukuk ve özgürlüklerin ve ekonominin insana huzur getirecek şekilde gelişmesinin, insanın ve insani değerlerin hayatın merkezine alınmasına bağlı olduğunu söyledi. Bugün çevrenin tahrip edilmesinden, uluslararası teröre kadar birçok sorunun ulusal ölçekten çıkarak, uluslararası bir tahrip gücüne ulaştığını belirten Erdoğan, “Çevrenin tahrip edilmesine, teröre, şiddete ve dünyada oluşturulan kriz bölgelerindeki hukuk savaşlarına karşı, insanlığın vicdani artık ortak bir tutum almalı ve karşı irade koymalıdır. Medeniyet sadece ürettiğimiz malların küresel ölçekte serbestçe dolayması değildir. Medeniyetin ölçüsü sadece ülkelerin sekonomik büyüklükleri ve silah güçleriylme de ölçülemez. Medeniyetin ölçüsü insani değerlere ne kadar sahip çıkıldığı ve uygulamaya geçildiğindir” dedi.

“'SENİN TERÖRİSTİN KÖTÜ, BENİM TERÖRİSTİM İYİ’ MANTIĞI ORTADAN KALKMALI”
Konuşmasında terörle mücadele konusunda çağrıda bulunan Başbakan Erdoğan, “Bütün yeryüzünde barış ve adalet mümkün yeter ki yüreklerimiz hak ve hakkaniyetten yana olsun. Yeterki haksızlıklar karşısında güç ilişkilerine göre değil, adalet kriterlerine göre adım atalım. Bugün bütün dünya için, özellikle terör karşısında uluslararası ortak bir mücadele kararlılığını şart olarak görüyoruz. Özellikle ‘Senin teröristin kötü, benim teröristim iyi’ mantığının ortadan kalkmasının gereğine inanıyoruz” dedi.

Türkiye’nin uzun yıllardır terörle mücadele noktasında; diğer ulusların “Biz sizdeki terör örgütünü bir terörist örgüt olarak görüyoruz” lafını artık yeterli görmediklerini belirten Erdoğan, “Bu konuda gerekli uygulamayı bekliyoruz. Laftan uygulamaya geçilmesini bekliyoruz. Türkiye olarak, biz bunu uluslararası teröre karşyı mücadelede yaptık. Bize dost olarak görünenlerden de biz bunu bekliyoruz. Bu bizim en doğal hakkımızdır. Eğer bu mücadeleyi bu şekilde yaparsak inanıyorum ki; teröre karşı mücadelede insanlık galip çıkacaktır. Ama bunu böyle yapmaz da ulusal bazda bırakırsak, o zaman insanlık daha çok faturalar ödeyecektir” diye konuştu.


"TÜRKİYE'NİN RİSK PRİMİ DÜŞÜYOR"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 2013 yılında milli gelir seviyesinin 800 milyar dolar seviyesini geçmiş, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alacağını belirterek, “Cari işlemler açığı artık düşüş trendine girmiş bulunmaktadır” dedi. Türkiye’de yüksek ve belirsiz seyreden enlasyonun kontrol altına alındığını ve tek haneli seviyelere kadar çekildiğini vurgulayan Erdoğan, demokratikleşmede ve ekonomide gerçekleştirilen reformların Türkiye’nin risk primlerini de aşağılara çektiğini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 2013 yılında milli gelir seviyesinin 800 milyar dolar seviyesini geçmiş, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alacağını belirterek, “Cari işlemler açığı artık düşüş trendine girmiş bulunmaktadır” dedi.

Türkiye’de yüksek ve belirsiz seyreden enlasyonun kontrol altına alındığını ve tek haneli seviyelere kadar çekildiğini vurgulayan Erdoğan, demokratikleşmede ve ekonomide gerçekleştirilen reformların Türkiye’nin risk primlerini de aşağılara çektiğini söyledi.

Erdoğan konuşmasında, doğu ile batı arasındaki stratejik imkanları, OECD ülkeleri arasında hızla büyüyen ve kalkınan Türkiye’nin demokratik gelişmesine paralel olarak bölgesel ve küresel barış için gösterdiği üstün gayretin mutlaka görelmesi gerektiğini söyledi. “Barışın ve adaletin garantör ülkesi olan Türkiye bu mücadelesinde mutlaka desteklenmelidir” diyen Erdoğan, dünya devletlerinin hangi ülkede olursa olsun, masum insanlara, istikrara, refaha ve kalkınmaya yönelik her türlü terör eylemini ciddiyetle ele almak zorunda olduğunu ve çözüm için de uluslararası dayanışmanın kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Erdoğan, özellikle ekonomik kalkınmanın istikrarlı ve güvenli şekilde ilerlemesi için terör ve benzeri tehditlere karşı ortak mücadele imkanlarının daha da geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Bizim için ekonomik gelişme önemli değil, önemli olan güvenliktir” mantığının da yanlış olduğuna dikkat çeken Erdoğan, güvenliğin ekonomiye, ekonominin de güvenliğe muhtaç olduğunu ifade etti. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Ekonomik gücünüz olmadıktan sonra, güvenliği ne ile yok edebileceksiniz. Güvenliğıiniz olmadığı zaman ekonomik başarıyı nasıl yaklaşaçaksınız. İkisi de bunun iç içe geçmiş iki önemli kavramdır, iki önemli unsurdur. Bunları bir birinden ayrı değerlendiremezsiniz. Küresel teröre karşı vereceğiniz mücadelenin odak noktasını ekonomik kalkınma, işsizlikle, yolsuzlukla, yoksullukla mücadele oluşturmaktadır. Türkiye haksızlıklara maruz kalmış bir ülke olarak bugüne kadar ağır bedeller ödemiş, buna karşı medeni yürüyüşünü durdurmadan tarihi reformlar gerçekleştirmiş bir ülkedir.”

PİYASALAR KRİZ İHTİMALİNE PRİM VERMEDİ
Erdoğan, Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve hukuku reform sürecini başarıyla yürüttüğünü belirterek, demokratikleşmeye paralel olarak sağladıkları ekonomik büyümenin Türkiye’yi cazibe merkezi haline getirdiğini söyledi. Erdoğan, seçim sürecinde olunmasına rağmen ekonomik göstergeler olumlu gelişteğini belirterek, ekonomik piyasaların hiçbir kriz ihtimaline pirim vermediğini, kötümser hiç bir senaryoyu alma ihtiyacı duymadığını kaydetti.

Türkiye ekonomisine ilişkin verdiği rakamlarla, ekonominin geçmişten bugüne
geldiği noktayı onlatan Erdoğan, açıklanana son büyüme oranlarına göre Türkiye’nin yılın ilk çeyreğinde yüzde 6.7 büyüme gösterdiğini söyledi. Erdoğan, “Ülkemiz son 21 çeyrektir yüksek oranlı büyüme performansı göstermektedir. Büyüme oranının yüksekliğiyle dünya ülkeleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır” dedi.

CARİ İŞLEMLER AÇIĞI DÜŞÜŞ TRENDİNE GİRDİ
Erdoğan, Türkiye’nin 2013 yılında milli gelir seviyesinin 800 milyar dolar seviyesini geçmiş, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alacağını belirterek, “Yılın ilk altı ayında ihracatımız yüzde 24 oranında artış göstermiş ve 12 aylık ihracat 95 milyar 363 milyon dolara ulaşmıştır. Yakından izlediğimiz cari işlemler açığı da artık düşüş trendine girmiş bulunmaktadır” dedi.

Türkiye’de yüksek ve belirsiz seyreden enlasyonun kontrol altına alındığını ve tek haneli seviyelere kadar çekildiğini vurgulayan Erdoğan, demokratikleşmede ve ekonomide gerçekleştirilen reformların Türkiye’nin risk primlerini de aşağılara çektiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin gelecek vaat eden, imkanlar ve fırsatlar sunan bir ülke haline geldiğini belirterek, Türkiye’nin demokratiklmeşme ve ekonomik kalkınma mücadelesindeki kararlılığın hız kesmeden devam edeceğini kaydetti.


-"SEÇİM POPÜLİZMİ YAPMIYORUZ"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim sürecinde bütçe disiplininden taviz verilmediğini, asla popülizme tenezül edilmediğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin uzun bir aradan sonra yakaladığı istikrar ve güven ortamını kaybetmesine asla izin vermeyeceklerinin altını çizdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim sürecinde bütçe disiplininden taviz verilmediğini, asla popülizme tenezül edilmediğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin uzun bir aradan sonra yakaladığı istikrar ve güven ortamını kaybetmesine asla izin vermeyeceklerinin altını çizdi.

AB üyelik sürecine değinen Erdoğan, özellikle yaşayarak tecrübe ettikleri birçok konu olduğunu vurguladı. Erdoğan, demokrasiye ve demokratikleşme çabalarına dönük her türlü olumsuzluğun Türkiye’nin fakirleşmesi, gelir dağılımının bozulması, gelecek hedeflerinin belirsizleşmesi, yatırımların ürtmesi ve işsizliğin çığ gibi büyümesi anlamına geldiğini kaydetti. Türkiye’nin geçmiş dönemlerde bu tür durumlarda ağır bedeller ödediğini dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin artık bugün rotasını tam demikratikleşme ve Ab üyeliği olarak belirlediğini ve bu doğrultuda reformlarını gerçekleştirdiğini söyledi.

AB katılım müzakerelerinin bazı üye ülkeler tarafından çıkarılan engellere rağmen kararlı bir şekilde devam ettiğini aktaran Erdoğan, Portekiz’in dönem başkanlığında bazı başlıkların müzakereler açılmasını beklediklerini ifade etti. Başbakan Erdoğan, “Türkiye tarafı olarak biz bu noktadaki samimiyetimizi ortaya koymak üzere kendi iç planımızı belirlemiş durumundayız. Biz, önümüze çıkarılacak engellere değil, ülkemizin AB standartlarına ulaşma hedeflere kilitlenmiş durumdayız. Engeller aşılacaktır, aslolan AB standratlarına kavuşmaktır” diye konuştu.

Erdoğan konuşmasını yine terörle mücadele konusunda çağrısını yineleyerek, “Yoksullukla, yolsuzlukla, işsizlikle, terörle mücadelede uluslararası dayanışma bugün artık kaçınılmaz hale gelmiştir. 'Gelişme İçin İş Birliği’ sloganıyla toplanmış olan bu kongrenin bu dayanışmanın artırılması yönünde çok önemli müzakereler yapacağına inanıyorum” sözleriyle tamamladı.

Erdoğan konuşmasının ardından ABD eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright ile ikili görüşme yaptı.

4/7/2007

Nazan Öncel'den Barış'a mektup!

.Yaşam savaşı veren Barış Akarsu'ya Nazan öncel neler yazdı. İşte şiir gibi mektup..

Nazan Öncel, geçirdiği trafik kazasıyla milyonları üzüntüye boğan Barış Akarsu için şiir tadında duygu dolu bir yazı kaleme aldı:

"Bütün nefesimi tuttum, günlerdir ellerim havada Allah'a yalvarıyorum. Belki de Allah benden usanmıştır artık. Aç gözlerini Barış'ım, uyan; hadi nolur uyan. Yaşamak için çok nedenin var. Önce sana hayat veren anneciğin, bu acıya dayanamam diyen babacığın ve bütün sevenlerin için uyan. Evet, belki hayat zor, belki çetrefilli, belki gereğinden çok acımasız, ama yaşamak her şeye rağmen güzel ve böyle uyumak sana yakışmıyor Barış'ım.

Senin için mümkün olsaydı kalan ömrümün tamamını verebilirdim. Çünkü senin umutların, çünkü senin yarınların, çünkü senin gençliğin var. Öyle ıslak ıslak baktırma, fazladan ağlatma bizi yavrucuğum. Barış ağabeyinin de dediği gibi, Anlıyorsun değil mi?"

4/7/2007

Buzdolabında iki ceset!

.Davete gittiği evde içki almak için buzdolabını açtı. Gördükleri karşısında şok oldu..

Belçika’nın Verviers bölgesindeki bir evin buzdolabında iki ceset bulundu.

Savcılık açıklamasına göre, söz konusu evde oturan Belçikalı adamın yemekli davetine katılan bir kadın, buzdolabından içki almak isterken cesetlerle karşılaştı.

Cesetleri bulunan kişilerin, Belçikalı adamın eşi ve 11 yaşındaki çocuğu olduğu belirlendi.

Bıçaklanarak öldürüldüğü tespit edilen bu kişilerin "birkaç aydır" çevrede görülmedikleri, ölüm tarihlerinin belirlenmesi için otopsi sonuçlarının beklendiği ifade edildi.

Belçikalı adamın sorgulanmasının devam ettiğini bildiren savcılık, bu çiftin geçimsizlik nedeniyle çeşitli kavgalar yaşadığını, bunların polis kayıtlarına da yansıdığını bildirdi.

Cesetleri buzdolabında bulan misafirin şok geçirdiği ve tedavi altına alındığı belirtildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

4/7/2007

Tacize suçüstü

.YARGITAY'DAN İNTERNET İÇİN ÖNEMLİ KARAR

* Yargıtay 5. Ceza Dairesi, internet yoluyla, çocuk sandığı bir emniyet yetkilisine cinsel tacizde bulunan sanığı, 3 yıl hapis ve bin YTL para cezasına çarptırdı. Bu kararla ilk kez internette çocuklara cinsel tacizde bulunmak suçuyla bir sanık mahkum edilmiş oldu.
* Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan dava sonrası yargılanmaya başlayan sanık savunmasında; kamyon şoförü olduğunu, internet cafeye iş ve araba bakmak için gittiğini, açık olan bilgisayarda çıplak fotoğraflar gördüğünü, MSN'de sohbet etmekten dolayı pişmanlık duyduğunu belirtti.
* Türkiye'de çok sık kullanılan bir internet sitesinin; küçük yaşta çocukların birbirleriyle tanışmaları, arkadaşlık kurmaları, sohbet etmeleri amacıyla oluşturulan çocuk bölümünde, kendini çocuk diye tanıtıp cinsel tacizde bulunan sanık yargılama sonrasında 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
* Mahkeme kararında, "İnternet sitesinin çocuklar için oluşturulan bölümüne Ankara Emniyeti Bilgi İşlem Müdürlüğü görevlilerince girildiği sırada 'Hakan14' rumuzunu kullanıp girerek '11-12 yaşındakilerin çıplak resimlerini gösteriyim mi?' şeklinde mesajlar attığı, çocuk pornografisi içerikli resimleri gösterdiği ve bu tür görüntüleri içeren video görüntülerini gönderdiği, çocuk olduğunu düşündüğü emniyet görevlisinin kullandığı 'Eralp12' kullanıcısına yönelik tahrik edici cinsel telkinlerde bulunduğu, kamerasını açtırdığı, soyundurmaya ve bir takım cinsel hareketler yaptırmaya çalıştığı anlaşılmıştır" denildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, internet üzerinden çocuk pornografisi ve çocukların cinsel istismarıyla ilgili suçlarla mücadele kapsamında yürüttüğü soruşturmada açılan ilk dava sonuçlandı. İnternette, çocuklara cinsel tacizde bulunan sanık 3 yıl hapis ve bin YTL adli para cezasına çarptırıldı.
Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi Kerim Yılmaz, tarihi bir karara imza attı. İnternette çocuk pornografisi suçunu işleyenleri tespit etmek amacıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü'nde görevli yetkililer, çocukların yoğunlukla kullandığı bir internet sitesinde çocuk gibi yazışırken, çocuklara cinsel tacizde bulunmak amacıyla siteye giren 25 yaşındaki sanık ile tanıştı. Sanık, çocuk olduğunu düşündüğü emniyet görevlisinin kullandığı takma isme yönelik tahrik edici cinsel telkinlerde bulundu, kamerasını açmasını, soyunmasını ve birtakım cinsel hareketlerde bulunmasını istedi. Malatya'da ikamet ettiği tespit edilen sanığın, bir internet cafede yaptığı görüşmeler kayıt altına alındı. Olay sonrası alınan arama kararı ile cafeye baskın düzenlendi. Sanığın internet cafede kullandığı bilgisayarda çok sayıda müstehcen görüntü depoladığı tespit edildi.

ÇOCUK SANDIĞI EMNİYET GÖREVLİSİNE ÇOCUK PORNOGRAFİSİ İÇEREN GÖRÜNTÜLER GÖNDERDİ

Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan dava sonrası yargılanmaya başlayan sanık savunmasında; kamyon şoförü olduğunu, internet cafeye iş ve araba bakmak için gittiğini, açık olan bilgisayarda çıplak fotoğraflar gördüğünü, MSN'de sohbet etmekten dolayı pişmanlık duyduğunu belirtti.
Türkiye'de çok sık kullanılan bir internet sitesinin; küçük yaşta çocukların birbirleriyle tanışmaları, arkadaşlık kurmaları, sohbet etmeleri amacıyla oluşturulan çocuk bölümünde, kendini çocuk diye tanıtıp cinsel tacizde bulunan sanık yargılama sonrasında 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

SANIK, CEZANIN ÜST SINIRINDAN MAHKUM OLDU

Mahkeme kararında şöyle denildi:
"İnternet sitesinin çocuklar için oluşturulan bölümüne Ankara Emniyeti Bilgi İşlem Müdürlüğü görevlilerince girildiği sırada 'Hakan14' rumuzunu kullanıp girerek '11-12 yaşındakilerin çıplak resimlerini gösteriyim mi?' şeklinde mesajlar attığı, Bilgi İşlem Müdürlüğü'nün kullandığı siteyle raporda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, kendisini erkek ve kız çocuklarına yönelik olarak önce yaşıtmış gibi gösterip daha sonra 25 yaşında erkek olduğunu belirtip kendi video kamera görüntüsünü de göstererek görüşmeye başladığı, bu görüşme sırasında MSN Messenger programı görüntü resmi bölümünde yetişkin erkeklerin küçük yaşta kız çocuklarıyla cinsel ilişkiye girdiği sırada çekilen resimleri, küçük yaştaki kız ve erkek çocuklarının çıplak halde çekilmiş, çocuk pornografisi, çocuk istismarı içerikli resimleri gösterdiği ve bu tür görüntüleri içeren video görüntülerini gönderdiği, çocuk olduğunu düşündüğü emniyet görevlisinin kullandığı 'Eralp12' kullanıcısına yönelik tahrik edici cinsel telkinlerde bulunduğu, kamerasını açtırdığı, soyundurmaya ve bir takım cinsel hareketler yaptırmaya çalıştığı, bu tür müstehcen görüntüleri depolayıp bulundurduğu, internet üzerinden nakledip çocukların kullanıma sunduğu, dosyada mevcut; arama kararı ile elde edilmiş bilgisayar ve site üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen inceleme raporu ile olay tespit edilmiş, sanığın, atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır. Sanık hakkında TCK'nın 226/3. ikinci cümle hükmü uygulanarak, oluş, işleniş ve eyleminin sonuçlarının ağırlığına nazaran hakkında kanuni alt sınır aşılarak ceza tertibi ile mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir."
TCK'nın 226/3. fıkrası şöyle: "Müstehcen görüntü ürünlerini ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır."
Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından onandı. Sanık, bu kararın ardından olağanüstü hukuk yolu olarak bilinen 'kanun düzeltme' talebinde bulunabilir. Bu talepte bulunmazsa cezası kesinleşmiş olacak.

4/7/2007

Memura zam farkı yok

.Memur maaşları bu ay, 2007 bütçesi uyarınca yüzde 3 ile yüzde 4 arasında artırılacak.

Memurlara ayrıca 14 günlük zam farkı da ödenecek.


Zam, yılın ilk yarısında olduğu gibi düşük maaşlılara yüzde 4, yüksek maaşlılara yüzde 3 olarak uygulanacak.
Bu arada bütçede, yılın ilk 6 ayındaki enflasyonun yüzde 4'ü aşması halinde, aradaki farkın maaşlara yansıtılması öngörülürken, Haziran sonu enflasyon rakamı yüzde 3,87'de kaldığı için “enflasyon zammı” söz konusu olmayacak.

KİM, NE KADAR ALACAK?

Temmuz zammıyla birlikte kamuda hizmetli olarak görev yapan 13. derecenin 3. kademesindeki kamu görevlisinin eline 811 YTL yerine 843 YTL geçecek.

9'un 1'inde işe başlayan üniversite mezunu bir devlet memurunun halen 831 YTL olan aylık maaşı 864 YTL'ye yükselecek. Genel müdür maaşı 3 bin 309 YTL'den 3 bin 414 YTL'ye, müsteşar maaşı 3 bin 640 YTL'den 3 bin 755 YTL'ye çıkacak. 1'in 4'ündeki kıdemli bir öğretmenin maaşı 1.236 YTL, uzman doktorun maaşı da 1.612 YTL olacak.

Katsayılardaki artışa rağmen devletin zirvesindekilerin maaşları, yılın 2. yarısında, üst gelir vergisi dilimlerine geçmeleri nedeniyle düşecek.

CUMHURBAŞKANI, BAŞBAKAN VE MİLLETVEKİLİ MAAŞLARI

Öte yandan Cumhurbaşkanının ilk yarıda 16 bin 104 YTL olan aylık ortalama maaşı, ikinci 6 aylık dönemde 15 bin 247 YTL'ye gerileyecek. Başbakan'ın Ocak-Haziran döneminde 8 bin 522 YTL olan aylık ortalama maaşı da Temmuz-Aralık döneminde 8 bin 492 olacak.
Bakanlar ikinci yarıda aylık ortalama 8 bin 444 YTL, milletvekilleri de 8 bin 202 YTL maaş alacak.

YENİ MAAŞLAR

Devletin zirvesinde görev yapan kamu görevlileri ile bazı devlet memurlarının aylık maaşları, ikinci yarıyıl zammı sonrası öncekiyle karşılaştırmalı şöyle:


KAMU GÖREVLİLERİ İLK 6 AY İKİNCİ 6 AY
---------------- -------- ------------
Cumhurbaşkanı (ortalama) 16.104 15.247
Başbakan (ort.) 8.522 8.492
Bakanlar (ort.) 8.475 8.444
Milletvekilleri (ort.) 8.240 8.202

MEMURLAR HAZİRAN MAAŞI TEMMUZ MAAŞI
---------------- ------------- ------------
Müsteşar 1/4 3.640 3.755
Genel Müdür 1/4 3.309 3.414
Şube Müdürü 1/4 1.326 1.373
Memur 9/1 831 864
Memur 14/2 828 861
Hizmetli 13/3 811 843
Öğretmen 1/4 1.193 1.236
Öğretmen 9/1 998 1.036
İl Valisi 1/4 4.264 4.397
Kaymakam 7/1 2.189 2.261
Başkomiser 3/1 1.578 1.633
Polis 9/2 1.358 1.406
Uz. Doktor 1/4 1.558 1.612
Doktor 8/3 1.273 1.319
Hemşire-lise 12/3 936 972
Mühendis-Şantiye 1/4 1.549 1.603
Teknisyen-Büro 12/2 892 927
Profesör 1/4 2.804 2.894
Araştırma görevlisi 7/1 1.145 1.187
Avukat 1/4 1.754 1.814

Not: Memur maaşlarına aile ve çocuk yardımı dahildir. Kurumsal ve bölgesel ödemeler ile ek ders ve yabancı dil tazminatı ise dikkate alınmamıştır.

4/7/2007

Ya 35 bin YTL ya da kızını

.O, daha 13’ünde... Çocukluğunu bile yaşayamadı... Ağabeyinin kaçırdığı kızın ailesi, anne-babasını tehdit edip; "Ya 35 bin YTL, ya kızını" dedi ve feodal törelere acımasızca kurban edildi... Berdel edilip, 17 yaşında Muttalip A.’ya imam nikáhı ile verilen S.G., "Tam 5 ay işkence gördüm, tecavüze uğradım" diye polise sığındı.

BERDELE kurban verilen 13 yaşındaki kız çocuğu S.G., polise sığındı. Eminönü Çocuk Büro Amirliği’ne gelen 13 yaşındaki S.G., 17 yaşındaki Muttalip A. ile zorla evlendirildiğini, 5 aydan bu yana Kumkapı’da bir eve kapatılıp, işkence ve tecavüze maruz kaldığını söyledi. İddialara göre olay şöyle gelişti: Diyarbakırlı Ramazan G., sevdiği kızı ailesinden istedi. Ancak, olumsuz yanıt alan Ramazan G, S.A.’yı kaçırarak dini nikáh kıydı. Batmanlı S.A.’nın ailesi de kaçan kızlarına karşılık aileden 35 bin YTL para, ya da ailenin 13 yaşındaki kızı S.G.’nin ’berdel’ usulü ile oğulları Muttalip A.’ya verilmesini istedi. Ramazan G.’nin ailesi, parayı bulamayınca, kızlarını verdi. Zorla kocaya verilen S.G., 5 ay kaldığı evde ilaç içerek ve bileklerini keserek yaşamına son vermek istedi. Ancak kayınvalidesi tarafından kurtarıldı. Sonunda fırsatını bularak evden kaçan S.G. polise sığındı.

S.G., sosyal gözetmen nezaretinde polise verdiği ifadesinde şöyle dedi: "Muttalip’e onu istemediğimi söyledim. Ama bana zorla sahip oldu. İstemeye istemeye ilişkiye zorlandım, 5 ay boyunca bana defalarca sahip oldu." S.G.’nin ifadeleri üzerine Muttalip A. ile babası Medeni A., annesi Emine A. gözaltına alındı. Savcılık, Muttalip A.’yi ’zorla alıkoyma ve tecavüz’, anne ve babayı da ’suça iştirak etme’ suçlamasıyla mahkemeye sevk etti. Mahkeme bu üç kişi ile S.G.’nin babasını tutuklayarak cezaevine gönderdi

4/7/2007

Gülben ve Atlas'ın havuz keyfi

.Ünlüler plaj kıyafetleriyle objektiflere yakalanmamak için sahillerde gazetecilerle köşe kapmaca oynarken, yılın ilk bombası Antalya'dan geldi.

 

Ünlüler plaj kıyafetleriyle objektiflere yakalanmamak için sahillerde gazetecilerle köşe kapmaca oynarken, yılın ilk bombası Antalya'dan geldi. Gülben Ergen'i, minik oğlu Atlas'la Antalya'da havuz keyfi yaparken sadece Kelebek görüntüleyebildi.Hülya Avşar ve Feraye Tanyolaç'ın ardından sonunda Gülben Ergen de mayosuyla objektiflere yakalandı. Birkaç gündür minik oğlu Atlas ile Antalya'da bulunan sanatçı, kaldığı Gloria Golf Resort'un havuz başında keyif yaparken görüntülenmekten kurtulamadı.

Kaldığı villanın havuz başında oğlu Atlas'la güneşlenen, tatilin tadını çıkaran Ergen'in hamilelik kilolarından da tamamen kurtulduğu görüldü. Doğumdan sonra kısa sürede fazla kilolarından kurtulan sanatçının, birçok hemcinsinin aksine selülit kaygısı taşımadığı da dikkatten kaçmadı.


4/7/2007

Hastaneye 10 bin telefon

.Geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanan Barış Akarsu'nun yaşam umudunun azaldığı yönündeki açıklamalar, yakınlarını ve hayranlarını perişan etti.

MUĞLA'nın Bodrum İlçesi'nde geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanan şarkıcı ve oyuncu Barış Akarsu'nun yaşam umudunun azaldığı yönündeki açıklamalar, yakınlarını ve hayranlarını perişan etti. Akarsu'nun yaşama umudunun gittikçe azaldığını duyan hayranları Özel Bodrum Hastanesi santralini kilitledi. Dün sabaha kadar 10 binin üzerinde telefon geldiği, bunların en az 7 bininin sanatçının sağlık durumu hakkında bilgi almak isteyen hayranları olduğu belirtildi.Tedavilerin hiçbirine yanıt vermeyen ve doktorların umudunu kestiği Barış Akarsu'nun hayranları, akın akın geldikleri hastane bahçesinde, genç şarkıcının yeniden hayata dönebilmesi için dua etti. Barış Akarsu’nun yaşama umudunun gittikçe azaldığını duyan hayranları Özel Bodrum Hastanesi santralini kilitledi. Bu sabaha kadar 10 binin üzerinde telefon geldiği, bunların en az 7 bininin sanatçının sağlık durumu hakkında bilgi almak isteyen hayranları olduğu belirtildi. Hastanenin santral memuru İlkay Atmaca, Amasra, Bartın, Hakkari, Mardin ve Tunceli'nin de aralarında bulunduğu illerden yoğun telefon geldiğini belirterek, "Barış Akarsu'nun hayranlarının telefonları hiç kesilmedi. Bu telefonlardan biri de Hakkari’nin Çukurca İlçesi'ndeki birliğinden arayan bir askerdendi. İki hafta sonra /_newsimages/3663377.jpgtezkeresini alır almaz Barış'ı ziyarete geleceğini söyledi” dedi.
Bu arada, gece yarısı Barış Akarsu'nun Bodrumlu hayranları otomobilleriyle hastaneye geldi. Otomobillerinde yüksek sesle Barış'ın şarkılarını çalan ve şarkı söyleyen gençler, güvenlik görevlilerinin uyarısı üzerine hastaneden ayrıldı. Akarsu'nun hayranlarından bir süre önce geçirdiği trafik kazasında sakat kalan Nedim Öztürk de bu sabah koltuk değnekleriyle hastaneye gelerek onun için duacı olduğunu söyledi. Dört gündür hastaneden ayrılmayan Haluk Levent, "Umudum yaşayacağı yönünde. Duruşu ve müziği açısından bana hiç yabancı olmayan, benim ailemden biri gibi. Barış kendi başına çok iyi yerlere gelebilecek bir insan. Dualarım onun için" diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Hastaneye ünlü şarkıcı Emrah da gelerek, Akarsu'nun durumuyla ilgili bilgi aldı. Akarsu'nun, ‘Yalancı Yarim’ adlı dizideki rol arkadaşı Merve Sevi de “Barış'la kazadan 4 saat önce görüşmüştük, çok neşeliydi. Bir daha da sesini duyamadım” dedi.



Son Yazılarım

Kategorilerim

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı